• yapraksız ve meyvesiz ağaç.
  • bilmem şu feleğin türküsünde geçen kelime:

    evlerinin önü zeytin ağacı
    dökülmüş yaprağı kalmış siyeci
    eğer senin gönlün bende yok ise
    sen bana kardeş de, ben sana bacı
  • arrakis'te fremenlerin yasadigi hava kilitleriyle disardan yalitilmis yeralti yerlesimleri.
  • tehlike anında toplanılacak yer.
    frank herbert'in duneadlı bilimkurgu serisinde bol bol bahsedilir.
  • bir okur mektubuna gore:

    "evet halkın kullandığı manada içerik var,ancak bu kelimenin kökenini halk unuttuğu gibi kaynaklarda da geçmiyo,
    siyeç kelimesi bahçe çitlerini ifade etmek için kullanılıyo,ancak eskiden ,köy yaşamının daha yoğun olduğu anadoluda tuvalet anlamında kullanılıyodu, bahçe çitlerinin bir köşesi tuvalet olarak kullanılıyodu,siydirecek işeyecek yer anlamındada siyeç deniyodu, nasılki sarkaç, kaldıraç,yürüteç gibi kelimeler kelimenin anlamıyla kullanılıyosa,siyeç de aynıdır ve siydirecek yer anlamındadır, bugün halkın söylemeyi ve yazmayı bile beceremediği pisuvar kelimesinin tam karşılığıdır ve tuvalet kelimesinin karşılığıdır"
  • siyeç, anadolunun pek çok yöresine göre: tarla- bahçe sınırlarını ayırmak için dikilen çalılıkların oluşturduğu bitki örtüsüdür. çok sıktır ki, yabani hayvanların da içeri girmesini önlemekte etkili olur.
  • bahçe duvarı anlamında kullanılan kelime.
  • fremen dilinde tehlike anında toplanılacak yer.
  • tarlalarda veya bahçelerde sınırı belirlemek için dikilen bir dizi dikenli bitki duvarıdır. siyeç aynı zamanda bahçenin yabancı unsurlardan korunmasını da amaçlar.siyeç kuru dikenli bitkilerden de oluşturulabilir.
hesabın var mı? giriş yap