• ingiltere'de anglikan kilisesinin saptırılmış dini yönlendirmelerinden bıkan bir takım insan inanç sisteminin sadeleştirilmesini arzu etmiş, yani ingilizce söylemiyle purification istemişlerdir. inancın tanrı ve insan arasında olması gerektiğini ve kilisenin bu konuda çok fazla söz sahibi olmasının inanc ve ibadeti samimiyetten uzaklaştırdığını düşünmüşlerdir. puritan ismi de anlaşıldığı üzere pure / purify kelimelerinden türemiştir. bu insanlar dini özgürlüklerini aradıklarından ingiltere'den amerika'ya göç etmişlerdir. new england dediğimiz oluşum gerçekleşmiştir.
  • church of england'ı beğenmeyip abd'ye göçmüşler (o zaman daha abd falan yok tabi) ve abd'nin doğu sahillerine yerleşip buralara yeni ilgiltere (new england) demişlerdir bu koyu dinci zevatlar. krallık da bunlar ingilitereden siktir olup gitsinler diye elinden geleni yapmış sanırım. püriten din adamlarının alayını kiliseden kovmuşlar filan falan

    bunlardan ilk giden grup mayflower'a doluşup plymouth rock'a ayak basmıştır ilk amerikan toprağı olarak. sonra bu ot beyinliler aç kalmışlar kış kapıya dayanınca. kızılderililer de hallerine acıyıp aşlarını paylaşıp yemek vermişler bunlara, yeni kıtada nasıl tarım yapılır ne nasıl yetiştirilir öğretmişler. yani abd'nin hala şükran günü diye kutladığı kutlu vaziyet.

    sonra zaman içinde kızılderililerin alayının ağzına sıçmaktan, alavere dalavere topraklarını üç otuz paraya ellerinden almaktan, alamadıklarını da kızılderilileri soykırıma tabi tutarak zorla almaktan geri kalmadılar tabi ki. bugün abd'de kalan kızılderililere azınlık bile denemez olsa olsa numune denir. yıllarca abd'de her renkten aile gördüm restoranlarda alışveriş merkezlerinde orda burda, ama bir tane kızılderili ailesi görmedim göremedim hiç. anca tek tük kendi halinde dolaşan kızılderililere denk geldim bazı bazı

    ..

    sonuçta ingiltere'nin dinci manyakları din özgürlüğü adına amerikaya göçünce ingilteredekiler rahat bi nefes almış ''oh be dünya varmış. meğer ne kafa sikiyolarmış be diyi mi mate?'' diyerek. church of england bugün neredeyse pazar ayininde incil yerine magazin dergisinden pasajlar okunacak kıvama gelmiş*. abd'de ise hala bible belt denilen koyu dincilerin hüküm sürdüğü yerler mevcut.
  • 1.nefsine hakim olan iradeli eğlence ve zevk in gereksiz olduğuna inanan.
    2.16. ve 17. yüzyılda din kurallarının basitleştirilmesini ve dinsel törenlerin azaltılmasını savunan grubun üyesi.
  • ingiltere'de cadi yakma olaylarina herkes karistigi icin bir donemler, daha sonralari yavas yavas bu olayin populerligini yitirmesi nedeniyle, halen daha bu tutuculuklarini saklayan insanlar puritan halini almis ve boyle gocmuslerdir amerika'ya filan. yoksa avrupa'daki cadi yakma olaylarina protestanlar ve calvinistler daha cok istirak etmislerdir.

    zamaninin katolik-protestan devletlerinin savasinin bir modelidir aslinda.
  • bu dünyada acı çekmek için geldiklerini ve acı çekerek günahlarından kurtulacaklarını düşünen insan topluluğu. oynamak ,gülmek,eğlenmek yasaktır ve salem cadı olayları tituba isimli dadılarının 3 kızı eğlendirmek amacıyla falımsı oyunlar öğretmesiyle başlar.bir gün yine kızlar yumurta akından fal bakarken yumurta kabı kırılır ve kızlar durumu ailelerine nasıl açıklayacaklarını bilemedikleri için böyle bir numaraya baş vurur.oyun oynadıkları,fal baktıkları için ailelelerinden görecekleri tepkiden korkan kızlar pek çok cadıyı öldürtmüştür.
  • koyu dindar protestanlara verilen ad.
  • püritenler, 17. yüzyılda anavatanları ingiltere'den kaçarak new england bölgesine yerleşen ve sömürge kuran dinsel ve siyasal reformculardır.
  • (bkz: solomon kane)
  • "to the puritan all things are impure, as somebody says." demiş d.h. lawrence 1932'de yayınladığı etruscan places isimli makalesinde.
hesabın var mı? giriş yap