• yunanca "dagilim" kelimesinden gelen, anavatanlarini terkedip baska yerde yasamaya baslamis etnik gruplari tanimlamak icin kullanilan kelime..
  • omega vibes ın bir şarkısı.
  • gunumuzde diasporik gruplarin basinda halen yahudiler gelir, ayrica ermeniler, hintliler, filistinliler, turkler de sayilabilirler.
  • natacha atlas'in 1995 tarihli kusursuz debut albumu. ulkemizde de topkapi muzik etiketiyle, natacha atlas'in bulbulleri kiskandiracak sesiyle ezan okudugu dub yalil'den mahrum olarak cikmisti, en azindan bendeki kasette bu sarki yoktu. oysa ki natacha atlas'i anlamak icin nasil da onemli bir sarkidir bu.
    natacha atlas'in o zamana kadar sarkiciligini yaptigi transglobal underground'un produksiyonu, bu album. grubun muzigiyle yer yer ortusse de, daha geleneksel. ozellikle de feres adli sarki dinleyiciyi alip misir'a goturenlerden. daha sonraki albumlerinde gitgide daha one cikan ortadogulu diva tarafinin, ilk sergilenisi bu sarki. nefis yaylilar ve ic acitan acili bir vokal.
    albumun geri kalani, altyapilar itibariyle belirgin bir sekilde daha batili. natacha atlas'in vokali ve arabik klavyeler, albumde dengeyi sagliyor sanki. fakat, diger bazi fuzyon albumlerinin muzdarip oldugu yapmaciklik burada kesinlikle yok. ekibin, hem dogu hem de bati muzigine hakimiyetinden dolayi, sanirim.
    albumde gayet upbeat iskenderia, yalla chant gibi sarkilarin yanisira, karanlik sayilabilecek dubby bir sound'a sahip fun does not exist, dub yalil ve diaspora adli sarkilar da mevcut. sonraki albumlerinde dozu gitgide azaldi bu karanlik sound'un maalesef.
    albumde kotu bir sarki olmamakla beraber, kanimca en one cikanlar leysh nat arak, yalla chant, diaspora, duden, dub yalil ve fun does not exist.
    leysh nat arak, ortadogu'daki kavgalara deginiyor, araplarin ve yahudilerin ayni soydan olduklarina parmak basiyor, alttan akan nefis bir arabik rock* ritmi uzerine. sarkinin basligi 'neden savasiyoruz?' anlamina geliyor turkce. erdal kizilcay, zamaninda yallah diye bir sarki yapmisti,onu hatirlatiyor muzigi.
    duden ve dub yalil albumun en bastan cikarici iki sarkisi. dub yalil adindan da anlasilacagi gibi dub reggae ritmleriyle bezeli. natacha atlas, ezanin bir kismini okuyor burada, muhammed onun elcisidir kismina gelinceye kadar. o kismin yerine 'allahim seni seviyorum' seklinde sozler giriyor. aileden musluman olmasa da, sonradan muslumanligi secmis natacha atlas'tan heterodoks bir islam yorumu kanaatimce.
    duden natacha atlas'in acili ve ayni anda seksi olmayi beceren sesinin butun hasmetiyle ortaya ciktigi bir sarki. beat'lerin guzelligi de es gecilmemeli bu sarkida.
    'diaspora' ise ozellikle transglobal underground'un dub sairi neil sparkes'in okudugu siir ve ambient dub atmosferi ile dikkat cekiyor.
    ingiltere`de daha cok ses getirmis bir album. sonraki albumlerine gore biraz daha elektronik sound'lu bir album olmasi sebebiyle tahmin ediyorum. albumden cikan single'lar, remix'ler her biri ayri guzellikte. leysh nat arak single'i ozellikle nefis.
    son bir soz de, albumun kapagi icin. natacha atlas'in kitsch sayilabilecek kleopatra pozu, bence en guzel album kapaklarindan biri. albumun arka kapaginda ise, natacha atlas'in o zamanki sevgilisiyle kleopatra ve antonius pozlari da mukemmel.
    alti yildir dinliyorum, hic sikilmadim, daha ne diyeyim..
  • tdk’nın 16 kasım 2006 tarih ve 724 sayılı bilgi notunda (bkz: dağarcığınıza her gün iki söz) fransızca kökenli olarak tanımlanan kelime. bu kelime vardır fransızcada ama fransızca kökenli olmadığını anlamak için şöyle bir saniye düşünmek yeterlidir : bu kelimenin bütün harfleri okunuyor ! diaspora’nın kökeni yunanca "diaspeirein" dir. "bir şey boyunca" anlamındaki dia –hani diyakronik ya da diyafram’in "dia"sı- ve dağılmak anlamındaki "speirein"den gelir.
  • "bir ülkenin yurtdışında yaşayan vatandaşları" anlamına gelmez.

    diaspora kavramının gerçek anlamı şudur:

    (1) yurdundan kovulmuş,
    (2) çeşitli ülkelerin topraklarında azınlık olarak yaşamaya başlamış,
    (3) özlemi çekilen ve bir gün geri dönüleceği umulan anayurda dair kültüründe bir söylem oluşturmuş etnik gruplardır.

    cuk oturan örnekler: (bkz: ermeniler) (bkz: çerkezler)

    ana tema:
    (bkz: siyaset bilimi/@derinsular)
  • (bkz: uzak mesafe ilişkisi). bu ilişki türünün natacha atlas'ın hançeresinde tellendirilmiş bir halinde "yallah" diyor atlas, "yalla chant."
  • kanatan kelime. diaspora, yurdundan koparılmak, ait olduğu yerden politik sebeplerden ötürü ayrılmak zorunda olmak. yurt, burada bireylerin, toplulukların tabiiyeti, bağlı olmak istediği bayrağın temsil ettiği toprak parçası değil; coğrafyadır, denizinin dalgası, dağının esintisi, toprağının buğdayıdır. earth / jord / yurt etimolojik çerçevesinden bakıldığında daha iyi anlaşılacaktır... bayraklarda haç, hilal vs oldukça diaspora hep olacaktır. o hacın, hilalin, davut yıldızının kaynağı olan yaratıcının yaşayalım diye verdiği topraktan insanoğlu tarafından sürülmek... irlandalının, aşkenazın, çerkezin, rumun, mağribinin, meshetin, trakya türkü'nün acısı, yetmiş iki milletin ayıbıdır. diaspora anlaşılmaz, ancak acıtır, sızısı da dinmez.
  • frank herbert'in dune'unda gecer, cesitli ırkların evrene daalması anlamında..
  • çerkez halkının içinde bulunduğu ve tartışma platformlarında sözü en çok edilen kavramdır.
hesabın var mı? giriş yap