• britney spears'ın şimdiye kadar çıkarttığı en iyi albüm. acı bir şekilde olgunlaşma biçimi bu kadına yaramış görünüyor * * . justin timberlake ve timbeland'in yapımcılık teklifini reddettiğinde "ööeeh be britnii oldu mu simdi, orda burda açtığın kıçına mı güveniyon be sarışınım be güzel kızım" desemde kendi etrafıyla gayet güzel iş çıkarmış kızımız, ayrıca sanırım n'sync'i de vakti zamanında celebrity yapmış bir insan olmasından da kaynaklanıyor olabilir justinciğimizin şimdilerdeki düet tekliflerini reddetmesi. why should i be sad * , outta this world, ooh ohh baby, radar, kiss you all over, get naked süper ötesi şarkılardandır albümdeki.albümün satmadığı saçmalıklarına inanmayınız efendim, 2007'nin sonlarında piyasaya çıkmış olmasına rağmen 2007'nin en çok satan albümler listesinde üst sıralardadır, ha derseniz ki "olm bu karı bilmem kaç yıl önce albüm çıkardığında insanlar, harry potter fanları gibi dükkan önlerinde sıra oluşturuyorlardı noolduu heee?" ben de o zaman derim ki size onlar 5-17 yas grubu insanları idi cancağızlarım, şimdi görüyorumki yetişkinler de clup ortamlarında bilmem nerelerde gayet eğlenmektedir britney şarkılarıyla,diyceksiniz ki "deven sen britney'nin avukatı mısın?" "evet efenim öyleyim" fanı manı değilim ama bu kadının üstüne fazlaca gidilmesinden dolayı bir süredir rahatsızım, hele ki "yine ortalığı dağıttı, britney spears dibe vurdu, iyice saçmaladı, paparazzi adnan'a verirken yakalandı" gibi başlıklar atıp sonrada seksi fotoğrafları için tıklayınız gazeteciliği ne rastladıkça çıldırmaktayım.hadi be kızım dön yine sahnelere.
  • hafızanızda ya$andığı döneme ait en ufak bir ipucu bile bırakmayan,sonradan anlatılanların taşların yerine oturmasına
    yetmeyeceği,yaptıklarınızdan ve yaşadıklarınızdan sorumlu tutulamayacağınız zamansız-boyutsuz-sınırsız özgürlük ...
  • sakin sakin düşen yağmur damlalarının sabahı uyandırdığı dakikalarda dinlenen en güzel şarkılardan, muse eserlerinden. şahane sözlerini de yazayım tam olsun.

    don't kid yourself
    and don't fool yourself
    this love's too good to last
    and i'm too old to dream

    don't grow up too fast
    and don't embrace the past
    this life's too good to last
    and i'm too young to care

    don't kid yourself
    and don't fool yourself
    this life could be the last
    and we're too young to see
  • alkol etkisiyle gerçekleşenden konuşmak gerekirse ertesi sabah gecenin belirli bir bölümünü hatırlamama, bilinçsiz yaşama durumu. oğlum dün naptın sen sorusu ile başlayıp napmışım ya diye varlığından haberdar olunur. hele ki 3 kişi blackout yaşayıp sonra aradaki boşlukları doldurmak bazen o geceden bile daha zevkli olabiliyor. dünyadan ruhani olarak ayrıldığımız bu sürecin klasik bir aşırı alkol tüketme durumundan çok daha ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. kendimizi kısıtlamadığımız, toplumsal normlardan sıyrıldığımız bu anlarda gerçek özgürlüğe ulaştığımızı düşünüyorum. şu an aşırı abarttığımın farkındayım ama blackout sırasında halimizi yaşamak isterdim. ironik olarak hiçbir zaman blackout deneyimini yaşamayacağız.

    ayrıca ne yaptığını hatırlayamayacak kadar içmek başlığında nedenlerinden bahsetmiştim. kısaca özetlemek gerekirse blackout ile alınan alkol miktarı arasında direkt bir bağ bulunmamakta. shot ve fondip gibi aktivitelerin kandaki alkol oranını çok hızlı bir şekilde arttırmasından dolayı blackouta neden olduğuna hemen hemen eminim. bu noktada karaciğer alkol alım hızına yetişemiyor. bunun dışında en önemli faktörün sıcaklık değişimi olduğunu inanıyorum. klasik örneğim ise kulübe girilen andan sonrasını hatırlamamak. mesela o arada alkol almamanıza rağmen bir anda soğuktan sıcağa geçiş sebebiyle film kopuyor.
  • ing. bir yöre veya mahallede elektrik kesilmesi
  • --- spoiler ---

    flashforward'ta insanların 2.17 dk'lık bayılması olayına verilen isim.

    --- spoiler ---
  • dün başımıza gelendir.

    25 yıllık arkadaşımla, 2 bira içelim diye çıktığımız sahil yolculuğumuzu akşam 7de bayılarak sonlandırdık.

    her şeyin başı şöyle oldu;

    -bro 2 bira- 2 sigara yapalım mı_
    +yapalım.
    -2 bira ile kalmayacak zaten cine girelim bence..?
    +aq senin, illa çirkinleşeceksin dimi?!
    -hehehe, yanlış mı düşünüyorum peki?
    +tamam aq tamam.

    migrosa girip gerekli alışverişi yaptıktan sonra.

    -reis, 10 numara hareket yaptım, çok güzel olacak.
    +hadi bakalım.

    sonrası malum.

    elimizde sadece son bir fotoğraf var. gerisi tamamen karanlık.

    eve nasıl gittik? araba vardı da o araba nasıl kullanıldı? yolda ne yaşandı? kayıp olan eşyalar var, ne oldu? arkadaşım arabayı park ettiği yeri hatırlamıyordu sabah. ben nasıl eve girdim? ne diyaloglar yaşandı? ne oldu?
    bu soruları soruyorsanız blackout yaşamışsınız demektir.

    not: 30 yaşında adamlarız. yani dışarıdan bakan koca adam der ama ruhumuz hala 18!
    not2: yaşanılan tecrübeler sonrasında yatmadan, yani bayılmadan önce 2 lt su almışım yanıma, autopilot da oluyor tabi bunlar.(teşekkürler yaşam destek ünitem)
  • şimdi bir kahve yaptım kendime ve spotify'dan bu albümü açtım, baştan sona tekrar dinliyorum. albüm yayınlanalı tam 10 yıl olmuş, i-na-na-mı-yo-rum. tam 10 yıl önce, lise teenage'i olarak albümün yayınlanmasından önce deli gibi insanları satın alma konusunda örgütlüyordum. messenger üzerinden profil kısmımda geri sayım başlatmıştım resmen, aman allahım gözlerim doluyor.

    ilk single yayınlandığında antalya'da tatildeydim, yahu 14 yaşında bir çocuğum o dönemler ve neden 14 yaşında bir çocuğun cep telefonu sanki bir holding sahibiymişçesine deliler gibi çalar ? hisselerin düştüğüne dair haberler almış gibi bir telefon trafiği oluşmuştu. 7 ceddim bilir benim gözümü britney spears ile açtığımı, hayatımda ki yerini. 2000 yılından, götümde ki donla metro + ve mtv sayesinde tanımıştım onu ve görüp görebileceğiniz en sadık fanlardandım, ki bence türkler arasında ki en ateşli fandım.

    türkiye'de inanılmaz bir fan kitlesi vardı o dönem. iki ayrı fan klüp vardı ve iki fan klüp arasında inanılmaz bir savaş vardı. 50.000 üyeyi aşmıştı fanlar toplamı, daha doğrusu forumlara kayıtlı olan insan sayısı, deliler gibi blackout albümünün yayınlanması için bekliyorduk. hiç unutmuyorum gerçekten o dönemler. gimme more'un şokunu atlatamadan mtv video music awards 2007 performansı gelmişti. ertesi gün okula gidecek olmama rağmen gizli gizli bira alıp, dolabın arkasında bir yerlere saklayıp, o performans için hazırda tutuyordum.

    tüm skandallarla birlikte albüm yayınlanmıştı. sanırım hiçbir britney albümünü bu denli merak ve heyecanla beklememiştim. o dönem britney'in içinde bulunduğu ruh hali, yaşadıkları, hala üzerinden atamaması, medyanın insanüstü bir şekilde britney'e baskı uygulaması, sektörden artık yavaş yavaş uzaklaşması, madde ve alkol kullanması, çocuklarının velayetini kaybetmesi, sevgililerinin onu dolandırması hatta bir tane orospu çocuğunun britney'i eve hapsetmesine kadar, inanılmaz korkunç dönemlerden geçtiği bu süreçte, bu kadın bizlere blackout gibi bir albüm hediye etti.

    sound olarak hala britney'in bugüne kadar yaptığı en farklı iştir. o karanlık dönemi, bu kadar sağlam elektronik ögeler ile birleştirmek, büyük hitler ortaya koymak ve boktan klipler çekmek dışında hiçbir şey yapmamasına rağmen listelerin altını üstüne getirmek -onca olaydan sonra insanların korkunç seviyede antipatisini kazanmasına rağmen- oldukça büyük bir başarıydı. rakibeleri justin timberlake ve christina aguilera, 1 yıl önce albümleri ile meşalelerini yakmış, keyif sigarası içerlerken britney hala canını kurtarma derdindeydi.

    şimdi geriye dönüp bakıyorum da, bu kadının günümüzde eskisi gibi olmamasını hiç yadırgamıyorum. bir kere bile kendisi ve yaşadıklarıyla ilgili en ufak bir dramatize yapmayan bu louisiana'lı beyaz amerikan kızı, o küçük bedeniyle tüm dünyaya meydan okudu ve böylesine büyük bir iş bıraktı gerisinde. seni çok seviyorum kızım.
  • scorpions'ın 1982 çıkışlı, sekizinci stüdyo albümü ve albüme adını veren şarkıdır. albüm çalışmaları sürerken, klaus meine ses tellerinde sorunlar yaşamış ve sesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. bu durum karşısında grup demo şarkıları vokalist don dokken ile denemiştir. ancak klaus meine'nin ameliyatı başarılı geçmiş ve eskisinden de güçlü bir sesle gruba geri dönmüştür. o zamana kadar çıkan scorpions albümlerinden daha büyük başarı elde eden albüm sayesinde grup, artık oldukça popüler olmaya başlamış ve 80'lerin klasik rock grupları arasına adını yazdırmak adına büyük bir adım atmıştır. blackout şarkısı, kendi başına bir klasiktir, baştan sona gaz verir. klaus meine'nin şarkının sonundaki çığlıkları ise resmen "sesimi kaybetmedim ulen eskisinden de iyi sesim artık" demesidir. no one like you ise bu albümdeki en başarılı şarkı olmuş ve hit haline gelmiştir. when the smoke is going down, grubun hayranlarıyla arasındaki bağı kuran şarkılardan olmuş ve yıllarca konserlerinin kapanış şarkısı olmuştur. albüm 9 şarkıdan oluşur:

    1. blackout
    2. can't live without you
    3. no one like you
    4. you give me all i need
    5. now
    6. dynamite
    7. arizona
    8. china white
    9. when the smoke is going down

    2015'te albüm, 50.yıl özel deluxe edition olarak tekrar çıkmış ve daha önce yayınlanmamış bazı şarkılar da yayınlanmıştır:

    10. blackout (unreleased demo)
    11. running for the plane (unreleased demo)
    12. sugar man (unreleased demo)
    13. searching for the rainbow `(unreleased demo)blackout şarkısı, sonraki yıllarda canlı olarakworld wide live` (1985), get your sting and blackout (2011) ve mtv unplugged (2013) albümlerinde de canlı olarak yer almıştır.

    şarkının türkçe çevirisi
  • mtv ema'de en iyi albüm ödülünü almıştır. aferin britney.
hesabın var mı? giriş yap