hesabın var mı? giriş yap

  • hakan ve doğukan gönüllüleri öyle bir yerin dibine soktu ki iki kelimeyi bir araya getirmeye zorlanan gönüllü zımbırtıları saçmalıyorlar şu an.

    turabi daha geçenlerde "onlar gülmesin hep biz gülelim" dedi röportajında şimdi diyor ki üzülüyoruz.

    hasan "yiyoruz ama sonra yine acıkıyoruz." ama onlar hiç yemiyor kafan basmıyor sanırım hasan? pama o kadar hamuru yedikten sonra protein eksikliği çok normal...

    hilmicem "önlerinden mi alıyoruz ödülü, kazanıyoruz gidiyoruz." adamlar hak etmediniz demedi ki? kaybettiğimiz için hem karnımız aç hem mutluluğa açız diyorlar. anlamak niye bu kadar güç?

    ulan sen dokunulmazlığı alamayasın diye turabi her türlü psikolojik savaşı yaptı, sen bile dayanamadın o kanka rolünden çıkıp turabi bir sus dedin, begüm seni desteklemedi çünkü sen kazanırsan onu yazacaklardı. karşı tarafa bakacağınıza kendi içinizdeki pisliklere bakın.

    doğukan'a soytarılık yap sana da bu yakışır diyen turabi, o adam hiçbir şey yapmasa sırf babası sayesinde saygıyla anılmayı hak ediyor. ki doğukan'ın da çok sağlam bir karakteri var. sen o adamın boku olamazsın. nasıl yetiştirmişler seni hangi hatalı gecenin ürünüsün anlamadım... beyinsiz maymun.

  • lisans son sınıfta bir sene önce uyuduğu için final sınavını kaçırıp ders tekrarı yapan arkadaşın teletubbies'in sonunu seyredeyim derken tekrar ettiği dersin finalini kaçırması... ` :inanılmaz ama gerçek`

    6 yıl sonra gelen edit : malum arkadaşla bunca sene sonra görüştüm. durumu hatırlattım. sezon finaliydi o yüzden kaçırmak istemedim dedi. *

  • ilk kez ise sütyen açıldığında hayalleriniz büyük ihtimalle yıkılacaktır, hazırlıklı olun.
    sütyende durduğu gibi durmuyo meret...

  • tüylerimizi diken diken eden 3. sayfa haberi. "kocaeli’nin gölcük ilçesi’nde 13 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi ö.y. ile ilişkiye girdiği iddiasıyla 29 kişi gözaltına alındı." haberde aynen böyle yazıyor. 13 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi ile ilişkiye girmek. hay senin13 yaşındaki çocuğa tecavüz diyememiyen gazeteciliğine tüküreyim. o 29 ahlaksız kadar ahlaksızsın sende.

  • 24 yaşında 4 çocuk babası. çocuğun elinde silah geziyor. harika bir doğal seçilim örneği.

    edit: herkes çocuğun silahı kaldıramayacağından bahsetmiş. doğrudur lakin bu olayın yaşanması için gereken tek şey tetiğin çekilmesi. çocuğun silahı alıp tek başına kafaya nişan alabilmesini beklemeyin zaten.

  • cekilin butun elestirilere yanit veriyorum.

    oncelikle, daha adam ulkeye ayak basmadan ne zaman kovulacagini da netlestirdigimize gore, kendisine destek verecek bir fenerbahce taraftari olarak (!), bir iki kelam da ben edeyim.

    1- ulkeyi tanimiyor

    su anda milli takimimizin basinda olup, daha dune kadar ne zaman ulkeden bir hoca kovulsa hemen takimin basina gecirmeye calistigimiz lucescu, ilk kez gelmeden once ne kadar taniyordu ulkeyi? veya ulke futboluna cag atlatan piontek, feldkamp gibi isimler? galatasaray'in en efsane sampiyonluklarindan birine imza atan eric gerets'in evinde ligtv mi vardi? deniyor ki son bilmem kac yilda hep turk hocalar sampiyon oldu. bunun sebebi malesef ulkedeki millici algi yonetimi, ve basinin icinde acayip bir sekilde senol, fatih, aykut gibi turk hocalardan ekmek yiyen kesim. galatasaray bu sezon sampiyon olduysa, sezon basinda tudor'un arka arkaya galibiyetleriyle topladiklari puanlarin hic mi degeri yok? biraz kafalari acalim lutfen.

    2- stajyer hoca

    daha once bunun zico'ya da dendigini hatirliyorum. ha benim gozumde zico hic tam anlamiyla teknik direktor olamadi o ayri konu, lakin stajyer gelip kral ayrilan cok adam oldu dunya futbolunda cok takimin basina. conte de stajyer gecti juventus'un basina, diego simeone river plate'i kume dusurup atletico'nun basina gecti, guardiola da barcelona'yi aldiginda henuz stajyerdi. isterseniz daha da uzatabiliriz bu listeyi. ama bu mantikla ilerleyerek buyuk takimlarin hic risk almamasi gerektigini soylerseniz, bildiginiz salaksiniz.

    3- hollanda ligi cok basit

    eyvallah basit olsun. evet takimlar daha futbol oynamaya odakli, faul sayilari az, topun oyunda kalma suresi cok, teknik ve hizli oyunculara yonelik bi lig. ama butun bunlar cocu'nun 4 senede kaldirdigi 3 eredivisie sampiyonlugunu golgelemez. ajax hanedanligini yikti, araya 1 kere feyenoord sampiyonluk sikistirdi. bu sene kadrosu diger takimlardan ozellikle ajax'tan 1 tik geride olmasina ragmen yine sampiyon oldu. bunu yaparken yaklasik 140 milyon euro'ya yakin oyuncu satisi elde etti ve bunlarin hemen hemen hepsi, kendisinin alt takimda alip a takima kazandirdigi oyuncular. hadi bakalim cok ovdugunuz turk hocalardan bir tanesi gitsin ve bu basarilari dunyanin herhangi bir liginde elde etsin bakalim.

    4- cok maliyetli

    yok efendim psv'ye tazminati icin para odeyecekmisiz de, cocu aldiginin 5 katina geliyormus da... once bu rakamlar bi netlessin sonra konusuruz. ama diyelim ki hakikaten dediginiz gibi. cocu su an psv'den 500 bin euro gibi bir ucret aliyor. tazminati da 1 senelik kontrati kaldigi icin o alacagi paraya denk gelir asagi yukari. eger ki 5 kati da para alacaksa vitor'un aldigi ucrete yani 2.5m euro'ya gelir. su an turkiye'ye gelecegi ingiltere gorunen hicbir hocayi bu paranin altina zaten getiremezsiniz. size bu ucuk gelen rakamlar zaten piyasanin minimumu.

    5- daha iyisi olabilirdi

    simdi burada yonetimin birincil kriterini kesin bilmiyoruz. ama tahmin edebiliyoruz. ne dedi ali koc? onceligimiz kisa vadede scouting uzerinden deger ve gelir yaratmak, orta vadede de alt yapidan oyuncu cikarip bunlar uzerinden basari ve gelir elde etmek. e peki bu profile uyuyor mu cocu? psv'de yaptiklarina bakarsak uyuyor. yani demek istedigim belki yonetim sizin gibi 1 senelik veya hatta 1 on elemelik bakmiyor olaya. belki genc oyuncularla calisma istegi olan ve calisabilecegini daha once kanitlamis hoca ile calismak istiyor. belki cocu'nun psv'deki hem alt yapi hem a takim tecrubesinden faydalanmak ve uzun sureler bu sistemi fenerbahce'de oturtmak istiyor. tutar mi tutmaz mi orasini bilmek mumkun degil. ama bilmenin mumkun oldugu sey niyet. yonetimin niyeti uzun vadeli bir sistem oturtmak, gunu kurtarmak degil.

    6- aykut kocaman kalsa daha iyiydi

    bu kesime soyleyecek lafi gercekten cok zor buluyorum. hatta bulamiyorum. ama mumkunse bu dusuncede olanlar ivedilikle futboldan uzaklassin. kendilerine baska bir hobi bulsunlar. ya da resetlesinler kendilerini, bildiklerini sandiklari her seyi unutsun, sonra avrupa futbolunu izlemeye baslasin, belli birikim edindikten sonra gelip turkiye ligini izlesinler. aykut kocaman, futbol dunyasinda sozuyle isi birbirini tutmayan 1 numarali isim. anlattigi ve oynamak istedigini iddia ettigi futbol ile sahaya surdugu takimdaki oyuncu ozelliklerinin zerre alakasi yok. bunu detaylandirip konudan uzaklasmak istemiyorum. ama eger ki siz "kaybettigimiz anda en kisa surede topu geri kazanan", "topun degerini bilen ve pas oyunu oynayan" bir takim oldugumuzu, ve buna yonelik 11ler ile maca ciktigimizi dusunuyorsaniz hakikaten futbolu bilmiyorsunuz. kadroda adam yoktu demeyin, ben kadroda modric ve rakitic vardi da bu oynatmadi demiyorum; oyuncu tercihleri, kadroda -kaliteleri tartismali- farkli alternatifleri olsa dahi hep ayni tip oyuncular uzerineydi diyorum.

    dip not: bu arada basligin altinda 2 giriden 1 tanesi adamin ismiyle dalga gecmeye yonelik. hani bu ortamda kime ne anlatiyorum dedim bi ara yaziyi yazarken.

    neyse, kolay gelsin.

  • anne with an e'yi büyük bir keyifle izlemiştim ve muhtemelen hiçbir introsunu da kaçırmadım. gördüğüm kadarıyla çok beğenilmiş ve yazılmış hakkında, ben ise sadece introsundan bahsedeceğim.

    anne with an e/ intro

    intro, sanatçı brad kunkle'ın sekiz resmi üzerine kurgulanmış. kunkle'ın sekiz resminin tamamı keten veya ahşap üzerine yağlıboyadan oluşuyor ve hepsini tamamlaması yaklaşık üç haftasını almış. tüm bu resimler 3d dijital modellere dönüştürülmüş. intro, kışın başlayıp sonbaharda bitecek şekilde mevsimlerle ilerliyor. mevsimler anne'in duygusal yolculuğunun göstergesi aynı zamanda.

    intro'da çok fazla detay var; diziyi izlediğinizde her bir detayın ne anlama geldiğini daha iyi anlıyorsunuz. tilki, baykuş, serçe, sinek kuşu gibi birçok detayın herbirinin anne ile bağlantısı var. çok daha dikkatli bakınca serçenin gözlerinin olmadığını görürsünüz mesela; bunun da dizinin uyarlandığı montgomery'nin ''anne of green gables'' kitabındaki bir bölümden esinlenildiği anlaşılıyor. kunkle, bu metaforun anne için de uygun olduğunu düşünmüş; anne'in yolculuğu herkesinkinden farklı çünkü. o bölüm;

    "kuşların nereye uçacaklarına karar vermeleri için altıncı hisleri vardır. bu simgeyi seviyorum; gezegendeki bu hayvanların altıncı hissi var, nereye gideceklerini biliyorlar."

    intro'dan bazı görseller;

    görsel

    görsel

    görsel

    anne with an e/ intro/ behind the scenes

    müzik ise the tragically hip grubunun ''ahead by a century'' single'ı, sözler ise şöyle ve anlamlı ayrıca;

    ''first thing we'd climb a tree and maybe then we'd talk
    or sit silently and listen to our thoughts
    with illusions of someday casting a golden light
    no dress rehearsal, this is our life

    and that's where the hornet stung me
    and ı had a feverish dream
    with revenge and doubt
    tonight we smoke them out

    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century

    stare in the morning shroud and then the day began
    ı tilted your cloud, you tilted my hand
    rain falls in real time and rain fell through the night
    no dress rehearsal, this is our life

    but that's when the hornet stung me
    and ı had a serious dream
    with revenge and doubt
    tonight we smoke them out

    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century

    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century (this is our life)
    you are ahead by a century

    and disappointing you is getting me down''

    kaynak

  • özgür özel'in o lafını tekrar edelim; "senin silah arkadaşların sana hakkını helal etmeyerek öldüler. sen silah arkadaşlarının bedduasını alan adamsın."

    hulusi akar denen adamın bu cümleleri kurmadığını ve bizim iftira attığımızı söyleyenlere kanıt videosu. hulusi akar konuşması.

    ben bu adamın kripto olduğu konusuna kalıbımı basarım kalıbımı. yazıklar olsun sana be!

    sırf bu olayların olması ve ekrem imamoğlu'nun istanbul buluşmasına gölge düşmesi için bu garip 4 askerimizin şehit edildiğini düşünüyorum. unutmayın bunlar "gerekirse suriye'ye dört adam gönderir türkiye'ye sekiz füze attırırım" diyen adamlar.