• "bu hesabi yapacak, bu logaritma problemini cözecek kimse var midir" diye sarayda dolasan, alimlerle alay eden bir fransiz mühendisini fakirin evine götürürler. adam fakiri görünce "hoh, bu mu cözecekmis" der icinden muhtemelen, sorulari birakir ve cikar. gelenbevi ismail efendi bir gecede meshur "logaritma risalesi"ni yazar ve adama verir. fransiz mühendis dumur olmustur ve "bu adam avrupa'da olsaydi, süphesiz devrin en büyük adami olurdu" der.
  • matematikçi olduğu kadar, büyük bir mantıkçıdır. o devirde yazdığı kelam ve mantık risaleleri, emsallerinden çok üstündür. osmanlı medreselerinin ürünü olan bu adam, avrupa'daki mantıkçılardan çok daha önde idi. ne yazık ki, şeyhülislâmla aralarında ''hilâlin gözlemlenmesine'' dair bir mesele yüzünden haksız yere tenkid edilince, ''ilim kimlere kalmış'' diye üzüntüden vefat etti. şeyhülislâm, gelenbevî'nin hesaplarına güvenmemiş, şahitlerin ''ayı gördük'' sözüne inanılmasını istemişti. gelenbevî ise ''hesaplarım tamdır, siz yanlış görmüşsünüz'' diyordu. neticede anlaşıldı ki, gelenbevî hakikaten hesaplarını doğru yapmıştı. fakat kayıp büyük oldu.

    osmanlı medreseleri mantıkçı çıkarma konusunda bir dünya ekolüdür. khaled el-rouaybeb gibi araştırmacılar, osmanlılardaki dinî düşüncenin, felsefenin önüne hiçbir zaman geçemediğini ve imparatorluğun sonuna kadar, medreselerin felsefe ve mantık konusunda verimli çalıştığını iddia ediyor. makalesini eski bilgisayarımda bir yerden bulduğumu hatırlıyorum fakat şimdi ulaşmam mümkün değil.
  • 3. selim, nizami-i cedit'i kurmus, kagithane'de yeni topcu birliklerinin top atislarini izlemektedir. fakat cok müteessir olmustur, zira hicbir top defaaten atis yapmasina ragmen bir türlü hedefleri vuramamaktadir. bu noktada devreye gelenbevi ismail efendi girer. matematik dehasini kullanarak toplara yan ve yükselis bildirir -ki ondan önce muhtelemen iki biyik bükümü saga, üc evlek yukari gibi komutlar vardi-
    velhasil, daha ilk atistan itibaren tüm hedefler yerle yeksan edilir, muhtesem bir atis yapilir. bunun üzerine 3. selim, ismail efendi'yi ödüllendirir.
  • 18. asrın önemli matematikçilerindendir.

    1730'lu yıllarda manisa kırkağaç'a bağlı gelenbe köyünde dünyaya gelmiştir. tanınmış ve kültürlü bir aileye mensuptu. babası ve dedesi doğduğu kasabada yıllarca müftülük ve müderrislik görevinde bulunmuş kişilerdi. babasını erken yaşta kaybettiğinden 13-14 yaşlarına kadar ciddi bir eğitim görememişti. ilk öğrenimini kırkağaç'ta tamamladıktan sonra istanbul'a giderek fatih medresesi'ne girdi. burada devrin en seçkin müderrislerinden eğitim alarak, müderris olmayı başardı. eğitimini tamamladıktan sonra da hayatını matematik, mantık, felsefe, belagat gibi pek çok alanda çalışmalar yaparak sürdürmüştür.

    medrese eğitimini tamamladıktan sonra ilim yönünde çalışmalar, telifler yapmaya başladı fakat bir yandan da maddi konuda sıkıntılar çekmekteydi. 1780'li yıllarda saray'daki huzur derslerine katılarak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. vezir-i azam halil hamit paşa ve kaptan-ı derya cezayirli gazi hasan paşa'nın yardımları ve önayak olmalarıyla mühendishane-i bahr-i hümayun'a matematik öğretmeni olarak tayin edildi. bu görevi esnasında bir fransız mühendisin osmanlı hükümetine sunduğu, çözmekte güçlük çekilen bir logaritma cetvelini çözüp üzerine bir şerh yazması şöhretine şöhret kattı. bu hadiseden sonra övgü görerek samur kürkle ödüllendirildi. ayrıca gelenbevi'nin ilmine ve zekasına hayran kalan fransız mühendis, onun bir resmini almak istemiştir. bunun üzerine reisülküttabın odasında samur kürküyle bir resmi çizilmiştir. resim

    bir başka hadise de üçüncü selim saltanatının ilk yıllarında yaşanmıştır. kağıthane'deki atış talimlerinde atılan humbaraların hedefe isabet etmemesinin nedenlerini sorgulayan padişah, öneriler sonucunda gelenbevi'nin fikirlerine danışılmasına karar vermiş, daha sonra da gelenbevi'nin fikirleri doğrultusunda birtakım düzenlemelere gidilmiş, bundan sonra yapılan atışlar isabetli olmuştur. bundan pek memnun olan üçüncü selim, gelenbevi'yi mora'daki yenişehir feneri mevleviliği ile taltif ederek oraya* kadı olarak tayin etmiştir. (1790)

    1791 senesinde gelenbevi'nin takdir ve taltif görmesinden rahatsız olan devrin şeyhülislamı hamidizade mustafa efendi, gelenbevi'nin hicri aybaşlarının belirlenmesi hususunda yaptığı hesaplar hakkında ağır bir eleştiri yazdı. bu ağır eleştiriler karşısında büyük üzüntü yaşayan gelenbevi de rahatsızlanarak vefat etmiştir. geride mantık, matematik, kelam, belagat, astronomi, felsefe alanlarında pek çok eser bırakmıştır.

    kaynaklar:
    + ismail hakkı uzunçarşılı - osmanlı tarihi - cilt: 6 - türk tarih kurumu yayınları.
    + abdulkuddüs bingöl - gelenbevî ismail - kültür ve turizm bakanlığı yayınları.
    + ş. gölcük, m. yurdagür - ''gelenbevî'' - tdvia - cilt: 13.
  • kendisine ait tek portre, sağlam bir ayar verdiği fransız mühendisin yoğun ısrarı üzerine yapılmıştır. bunun yanında ölümü ise uğradığı bir iftira nedeniyle yaşadığı üzüntüden olmuştur.
  • hakkında bir sürü entry dizilmesi gereken zat. türkiye sınırları içersinde harcanmış bir bilim adamı daha. tam anlamıyla yazık olmuştur.
  • hilal'in gözlenerek değil, hesap edilerek bilinebileceğini savundu diye devrin şeyhulislam'ı tarafından ağır eleştirilmiş. o da buna dayanamayıp üzüntüsünden beyin kanaması geçirip vefat etmiş.

    allah ondan razı olsun, bugün onun dediğine geldik. suudlar ise şeyhulislam'ın görüşlerini devam ettirmekte ve dünyanın düz olduğunu savunmakta hâlâ.
  • bu adamın ismini fatih'te ismini aldığı okul sayesinde biliyorum bu da ülkenin durumunun ne halde olduğu...yok sabahın köründe bu muhabbete girmeyeceğim. başlıkta yeteri kadar girilmiş zaten. ama bilinmesi gereken bir zat imiş bir okulda ismi olmasa bile.
    neyse ruhu şad olsun, kendisini burada görmeme vesile olan sayın yukarıdaki çaylağa da esenlikler diliyorum.
  • fatih'te ismini taşıyan bir okul bulunur.
  • daha çok matematik ve mantık alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan osmanlı âlimi.

    1143 (1730) yılında manisa’nın kırkağaç ilçesine bağlı gelenbe’de doğdu.

    gelenbevî 1197’de (1783) huzur derslerine muhatap olarak katıldı (ebül‘ulâ mardin, ıı-ııı, 262).

    ııı. selim’in huzurunda cereyan eden bir başka olay dikkatlerin yeniden gelenbevî üzerinde toplanmasına vesile olmuştur. kâğıthane’de gerçekleştirilen bir bayramlaşma töreninde humbaracıların başarısız atışlar yapmasına çok üzülen padişah, istikamet hesaplarını doğru bir şekilde yapacak bir uzmanın bulunmasını emretmiş, bunun üzerine huzura getirilen gelenbevî toplardaki açı hatalarını ince riyâzî hesaplarla düzeltmiş, böylece atışlarda tam isabet kaydedilmesini sağlamıştır.

    gelenbevî ismâil efendi, aklî ve naklî ilimlerin hemen hepsinde söz sahibi olan ve son dönem osmanlı ilim anlayışını eserleriyle günümüze aktaran önemli şahsiyetlerden biridir.

    gelenbevî’nin bazı önemli risâleleri, sultan abdülmecid dönemi âlimlerinin çeşitli konulara dair risâlelerinin de yer aldığı resâ?ilü’l-imti?ân adlı eser içinde yayımlanmıştır (istanbul 1262, 1275).
hesabın var mı? giriş yap