hesabın var mı? giriş yap

  • arctic monkeys frontmanidir. kendisini yıllardır hayranlıkla takip eden bir insan olarak şarkıları dışında özel hayatı hakkında da epey bir bilgi sahibi oldum. günümüzün en iyi şarkı yazarlarından birini hem daha yakından tanımak isteyenler için hem de şarkılarına kimlerin/nelerin ilham olduğunu merak edenler için dosyayı açıyorum.
    dosyada bahsedeceğimiz kişiler zaman sırasıyla lauren bradwell, johanna bennett, alexa chung, arielle vandenberg, taylor bagley ve louise verneuil. biraz uzun olduğu için alexa chung'tan önce ve sonra olarak iki part halinde anlatmak daha iyi olacaktır.

    part 1.

    -lauren bradwell (2004)
    alex'in bildiğimiz ilk sevgilisi lise yıllarından lauren bradwell. bilindiği üzere grubun davulcusu matt helders ile alex turner çocukluk arkadaşı ve aynı liseye de gitmişler. aslında lauren ilk önce matt ile sevgiliymiş. daha sonra dördüncü sınıfta alex ile çıkmaya başlamış. alex hakkında şöyle söylüyor: “oldukça utangaç ve sessizdi ama bütün kızlar ondan hoşlanıyordu. gerçekten yakışıklıydı ama kibirli değildi. iyi anlaştık ve her türden şey hakkında yıllarca konuştuk. şarkılar yazardı ve hep bir grupta yer almak istediğini söylerdi. derslerde oturup hayal kurar, kitabının arkasına sözler yazardı.”
    daha sonra lauren, alex'i onlardan yaşça büyük arabası olan bir çocuk için terk etmiş. hatta bu olay bigger boys and stolen sweethearts şarkısına da ilham olmuş. lauren bu şarkıyı duyar duymaz kendisi hakkında olduğunu anlamış. şimdi “keşke alex'le olsaydım” diyor…
    “okul erkek arkadaşının dünya çapında bir yıldız olmasını görmek delilik. keşke ona daha iyi davranabilseydim. "

    -johanna bennett (2005-2007)
    2005 yılında johanna bennet ile bir ilişkiye başlıyorlar. johanna da o dönem müzisyenmiş ve bir grubu varmış. hatta fluorescent adolescent şarkısını alex ile beraber yazmışlar. johanna “alex normalde başkalarıyla şarkı yazmaktan hoşlanmaz ama bu ikimiz için de güzel bir anı oldu” diyor. alex grubuyla konserler için tura çıkarken, johanna üniversiteye gidiyormuş. alex groupie'leriyle fazla yakınlaşmaya başlamış ve pek parası da yokmuş. johanna hep aynı ucuz yerlere gitmekten sıkılıyormuş ve en sonunda 2007 yılında alex'i terk etmiş. bu ayrılık the meeting place şarkısına ilham olmuş olabilir diye düşünüyorum; zira 2015'teki bu performansta şarkının sonunda (3:07) alex onun ismini söylüyor. :) ayrıca 505 de büyük ihtimalle johanna hakkında. bu arada kadın daha sonra 2009'da kings of leon'un gitaristiyle evleniyor. hala evliler ve iki çocukları var.

    -alexa chung (2007-2011)
    temmuz 2007'ye geldiğimizde alex'in şimdiye kadar en bilinen ve sevilen ilişkisi başlıyor. yani alexa chung ile olan. bu kısım biraz uzun olacak. (hatta alexa'dan sonraki ilişkilerinden bahsederken de onu sık sık anacağız.)
    alex ile alexa, t in the park'ta bir festival sonrası karaoke partisinde tanışıyorlar.

    öncelikle kimdir alexa chung? alexa o zamanlar popworld gibi müzik programlarında sunucuydu, müzik gruplarıyla röportajlar yapıyordu. daha önce de müzisyenlerle çıkmıştı. kendisi yine ünlüydü ama “it girl”/stil ikonu/”indie queen” olarak anılmaya başlaması aslında daha çok alex'le birlikte olmaya başladıktan sonra oldu. (2007 civarı işte) çabasız görünen güzel stiliyle, dağınık saçlarıyla gerçek bir stil ikonu haline geldi. dergilerin kapaklarında o vardı, marka işbirliklerinde o vardı. karl lagerfeld, anna wintour gibi isimler bile ondan övgüyle bahsetti. 2010'da ünlü mulberry markası ondan esinlenerek “alexa” isimli bir çanta bile tasarladı. “festival kızı” denince akla alexa chung gelirdi. bunun yanı sıra samimi ve esprili bir kişilikti.
    dönemin en popüler rock gruplarından birinin solistiyle güzel ve popüler alexa'nın ilişkisi elbette çok ilgi görüyordu. baktığın zaman müthiş bir eşleşme. çok cool'dular, “indie couple” idiler. o dönem sosyal medya çok yaygın olmasa da, ikilinin nesiller boyu yetecek paparazzi fotoğrafları mevcut elimizde.
    2008'de alexa, the last shadows puppets'in my mistakes were made for you klibinde yer aldı. (alex ile birlikte arabanın içinde.)
    yine 2008'de alex'in alexa'ya yazdığı aşk mektubunu alexa barda unuttu ve bulan kişi bunu bir gazeteye sattı. böylece hepimiz görmüş olduk. 13 yıl olsa da hala internette dolanmaya devam ediyor. alexa'nın söylediğine göre bu bir aşk mektubu değil, sevgililer günü kartıymış. internette dolaşan yazı da alex'in yazısı değil, temize çekilmiş hali zaten. ilk başta kadın bunu bilerek “unutmuştur” diye düşünsem de yıllardır alexa'yı takip eden ve biraz karakterini çözen biri olarak öyle olmadığını düşünüyorum.
    “alex bana bir sevgililer günü kartı yazdığında ve bunu yanlışlıkla bir barda unuttuğumda gerçekten üzücü bir olay oldu. birisi onu the sun'a sattı ve sevgililer günü kartı gibi görünmemesi için değiştirdiler. bir aşk mektubu olduğunu söylediler. onu gerçekten aşırı duygusal olduğu için suçladılar. bak, bu benim erkek arkadaşım ve o da alex. tabii ki bir hikaye gibi yazacak.”
    kadın o kadar da romantik olmayan ve sevgilisinin aşırı duygusal biri olarak görünmesini istemeyen biri. daha çok eski tarz rockstarların hayranı, alex'in de öyle olmasını istiyordu bence. “ben kendini itiraf eden bir groupie'yim” diyor kitabında da. -alex'ten önce ve sonrasında da lead singerlarla çıktı.-

    ayrıca söylemekte fayda var; ikisi de birbirine çok aşık gözükse de bu ilişkide baskın olan taraf alexa. aynı şekilde alex'e göre daha dışa dönük biri. 2011'de verdiği bir röportajda şöyle diyor: “o geceleri sözlük okuyan türden biri. "dostum, 25 yaşındasın. hadi bir bara gidelim" derdim.”

    2009 yılında alexa, abd'den bir iş teklifi alıyor ve taşınması gerekiyor. bu olayın fire and thud şarkısına ilham olduğu söylenir. “benimle gitmek istemesine sevindim.” diyor alex. new york'a taşınıyorlar ve beraber yaşamaya başlıyorlar. aşk burada da devam ediyor. ancak birkaç ay sonra alexa'nın tv show'u iptal ediliyor. bundan sonrasında bazen new york'ta, bazen londra'dalar. ama hep beraberler ve mutlu görünüyorlar.

    2009'daki bir röportajda alex hakkında konuşuyor:
    “erken kalkarım, belki sabah 9'da ve yaptığım ilk şey erkek arkadaşımı öpmektir. alex ile çok tatlı bir eve taşındım. o çok düzgün, temiz bir çocuk ve ben gerçekten dağınık bir kızım. giysilerim her yere dağılmış durumda.”
    “alex ve ben müzik dinleyip rahatlamaktan hoşlanıyoruz ve kollarımızı birbirimize dolayarak uykuya dalarız. o gerçekten küçük ve ben de öyleyim, bu yüzden kimsenin kolu ölmez. bazen aynı pozisyonda uyanırız. şimdiye kadarki en iyi şey.”

    2010 yılının sonunda çıkan bir habere göre alex onunla evlenmek istiyor ama alexa bu fikre pek sıcak bakmıyor. daha sonra yine 2011'de birkaç kez mutlu görünüyorlar. bu sırada suck it and see albümü çıkıyor. she's thunderstorms albümden alexa için yazılan aşk şarkılarından biri. bir de love is a laserquest var. alex her ne kadar “bu şarkı alexa chung hakkında mı?” sorusuna “umarım değildir. çünkü şarkıda bitiyor.” dese de büyük bir ihtimalle bu şarkı olası ayrılık hakkında. şu videoda 2.42'de görebileceğiniz gibi alexa laserquest'i sevdiğinden bahsediyor.
    ayrıca 2014'te laserquest ile ilgili tweetine bir hayran şarkıdan alıntı yaparak “do you still think love is a laserquest?” diye mention atıyor. alexa da şarkıya atıfta bulunarak “no, i'm taking it very seriously.” yazarak cevap veriyor.

    ve en sonunda 2011 temmuz'da alexa'nın menajeri ayrıldıklarını açıklıyor. sebep olarak yoğun iş programları ve aynı evde yaşamalarına rağmen artık görüşememeleri gösteriliyor. alex albüm turundayken alexa evden eşyalarını taşırken görüntüleniyor. ilişki bitiyor yani gerçekten.
    (beraberken verdiği bazı röportajlarda alex evde oturup yalnız kaldığından bahsediyordu. alexa da ayrıldıktan baya sonra bir röportajda, programı iptal olduğu zamanlar üzüldüğünü ve yalnız kaldığını, alex'in de sürekli turda olduğunu söylemişti.)

    ve ayrılık haberinden iki-üç gün sonra çok farklı bir alex turner görüyoruz! saçlar kesilmiş, tarz değişmiş. daha bir özgüvenli görünen alex var karşımızda. iki hafta sonra da model ve oyuncu arielle vandenberg ile sevgili olduğunu öğreniyoruz. e bundan sonrası part 2 oluyor artık. alexa, alex'i neden terk etti? alex, alexa'yı gerçekten hemen unuttu mu, yoksa onu arielle ile aldattı mı? neden birden tarzını,saçını,sahnedeki tavrını değiştirdi? bunların cevapları part 2'de gelecek, editleyeceğim.

    edit: part 2 için #135178066

  • daha ana dilini doğru düzgün konuşamayan/yazamayan kişilere karşı beslenmesi gereken hissiyattır. hele de anlatımda bozukluğa yol açıyorsa (bittabi alışkanlık haline de getirilmişse).
    misal verelim;

    +ben en çok yüzmesini severim, bir de müzik dinlemesini.
    - kimin?

    fevkalade kulak tırmalayıcı.

  • finlandiya'da ortalama gelirli bir kişi rahatlıkla business class uçabilecekken, cumhurbaşkanının economy class uçtuğunu gösteren olay.

    bizde ise nüfusun %95'i uçağa 1 sene önceden promosyonlu bilet alarak zor biniyor ama cumhurbaşkanının 300 milyon dolarlık, 60 metre uzunluğunda, 250 kişilik uçağı var.

    edit: adamın bileti business'mış ama arada ekonomiye geçip, gazetecilerle oturmuş. bu çok ekonomide uçmaktan çok farklı bir olay değil de yine de yazalım. önemli olan şey, cumhurbaşkanının devletin özel uçakları yerine tarifeli uçak kullanması. zira business biletler de özel jet kaldırmaktan daha pahalı değil.

  • alişan’ın meral akşenere söylediği söz.

    açıklama şöyle;
    meral akşener "biz iktidara gelirsek o sanatçılara selam vermeyeceğiz" dedi. bence selam falan vermeyi bırakın. iktidara gelirseniz bizi türk vatandaşlığından çıkarın.

    sırf bu yüzden meral akşener’e oy vereceğim. bir sebep daha çıktı bana.

    kaynak

  • öncelikle beter olsun. beğenmiyorsan işini, git daha üst düzey iş yap.

    haber'deki detaya göre, "tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürmek'ten 2 yıldan 15 yıla kadar" ayrıca "'mala zarar vermek' suçundan da 4 aydan 3 yıla kadar" hapis cezası talep edilmiş.

    tarım bakanlığı yayınladığı listede yer alan firma sahipleri için de aynı davayı açıyor mu?

  • başlık: o değil de halil altıntopa helal olsun amk

    1. adamı bugünkü trabzonspor elazığspor maçında gördüm hemen ardından da beşiktaş galatasaray maçında gördüm amk hala deli gibi koşuyodu sporcu dediğin böyle olur işte

  • 100 üzerinden 130 ile dede korkut anadolu lisesi 1. sınıfta aldığım fizik notumdur.

    olay şöyle gelişti efendim:

    efsane bir hocamız vardı. süzmenin tekiydi. ajdar tipli bir vakaydı. sınavlarında a.b.c.d.e.f.g.h.ı.j.k.l.m diye gruplar olurdu ve hepsinin de soruları tamamen farklı olurdu. bazen bir sınıfta aynı gruptan olan 3 kişi falan olurdu.

    neyse bu eleman yan sınıfta sınav yapmaya girmeden önce kapıda bizim mikail "hocam napıyorsunuz" dedi, hoca da "sınava giriyorum" dedi. neyse mikail hocaya "hocam elinizdekilerden bir tane versenize" dedi ve hoca da sınav kağıtlarından birini verdi. o derece süzme idi. koptuk o an. mikail d grubu bir kağıt almıştı. sorulara baktık, çözmek mümkün değil. herkes çözmeye çalışıyor d grubunun sorularını ama imkansız gibi. mikail 3 tanesini çözdü, başka soruları çözebilenler oldu kendilerince, herkes o grubun sorularını yazdı ve hoca süzme olduğundan hocayı kandırıp herkes d grubu alır yırtarzı eşiğine odaklandı.

    yan sınıfın sınavı bittikten sonra hoca bize girdi. girdi derken öyle değil. sınıfa girdi yani. neyse. hoca kağıtları dağıttı. önce kız hocam ben d grubu alabilir miyim diye kağıdını verdi hocaya. hoca verdi. sonra herkes d istedi. yaklaşık 20 kişi falan d grubu oldu. daha fazla d grubu kalmadığından d grubu olamadı diğerleri. ben de d grubu alamayanlardandım. benim grubumdan 4 kişi vardı sınıfta. önümdeki ezgi, yanımdaki sıra arkadaşım yiğit, arkamdaki sena ve ben. öyle denk getirdik kağıtları değiş tokuşla.

    velhasıl 4'ümüz de zeki çocuklardık. ama sorular harbiden kazıktı. sınıf birbirine girmişti. millet alenen kopya çekiyordu ama hoca süzme olduğundan hiçbir şey demiyordu. curcuna içinde herkes mikail ve çevresinde d grubunu yapmaya çalışıyordu. biz de baktık her soruyu çözemeyeceğiz. ben 3 soru çözebildim o kağıttan. ve fizikte en iyi öğrencilerden biri olmama rağmen. diğer arkadaşların da çözebildiği sorular ile toplamda 7 ya da 8 farklı soru çözebildik. aralarda yanlış da çıkar, hoca da süzme diye ben fikir öne sürdüm. dedim ki aynı soruları arka sayfaya da cevaplayalım. hoca süzme, anlamaz. yuttururuz. kızlar cesaret edemedi. yiğit 4 tane mi ne soruyu arka sayfaya tekrar cevapladı. ben de ondan daha fazlasını.

    ama sorular kazık olduğundan hiç emin olamıyorduk. ne alacağımız tam sürpriz olacaktı. öyle de oldu.

    sınav sonuçları açıklanıyordu 2-3 hafta sonra. ben ve yiğit arka arkaya geliyorduk sınıf listesinde. hoca başladı okumaya. d grubu tam sıçışta idi. en güvendikleri isim mikail, ilk açıklananlardandı. 45 almıştı. ondan yüksek alan da yoktu d grubunda. herkes 15-20 gibi notlar alıyordu. daha düşükler de vardı.

    hoca okuyor

    ali 10
    veli 05
    deli 25
    sena 80 (bizim gruptan) oooovvv çekiyor millet
    ...
    ..
    ezgi 80 (bizim gruptan) oovvvv çekiyor millet ben sıçıştayım. onlar zaten 8 soru yapmıştı. o zaman bizim hile anlaşılacaktı.
    ..
    ..
    yiğit 120 (sınıf yarıldı) biz koptuk
    uğur 130 (sınıf krize girdi) gülmekten ölüyoruz.

    neyse herkes bitince bizim süzme bize döndü:

    - çocuklar sizin kağıtları 3'er defa topladım her seferinde 120 ve 130 çıktınız. (biz anladı sanacakken) biliyorsunuz bir sınavda 100 puandan fazla alamazsınız, sizin 20 ve 30 puanlarınızı 2 sınavlarınıza ekleyeceğim. aferin çocuklar!

    yemin ediyorum sene bitene kadar güldük. hala da gülüyorum yıllar geçti amk. bir insan nasıl bu kadar süzme olabilir:)

    efsane hocaydı yeminle. her ders uçuk başka vukuat olurdu:)