• judi dench ve maggie smith'i bulusturan 2004 yapimi film. goodbye lenin'in delikanlisi daniel brühl, firtinali bir gecede iki kizkardesin evine siginan genç bir kemanci rolünde.
  • charles dance'ın emek sineması'ndaki galaya katılacağı yazıyor katalogda. bir an nedendir bilinmez ama judi dench'in galaya geleceği hissine kapıldım seçim yaparken ve bileti bu yüzden almadım desem yalan olur. göz göze geliriz diye mi düşündüm... elizabeth rolundeyken bütün film boyunca bana göz kırpıyor gibi gelmişti... neyse dance ile yetiniriz artık, veya hiçbirinle yetinmeyiz filmi seyreder çıkarız bu entry de yalan olur. konu, iki yaşlı kızkardeşin yıllardır birbirlerine karşı veya kendi içlerinde yine kendilerine karşı gizledikleri duygularının yetenekli genç kemancının eve bir tanrı misafiri olarak gelmesi ile ortaya çıkmasını işliyor. feminen oyuncular, ingiliz anlatımı..
    to be continued... *
  • 24. istanbul uluslararasi film festivali'nin galasında yönetmeni charles dance'in ilk filmi olan bu film hakkındaki konuşmasıyla ve sempatikliğiyle gönüllerde taht kurduktan sonra filmin başından sonuna kadar tüm sıcak duygularını paylaştığını hissettiren, keman melodileri içtenliğiyle içinize işlerken samimi atmosferiyle ve doğallığıyla da gözlerinizin kamaşmasına sebebiyet veren görsel şölen...
  • müzikleri büyük ölçüde joshua bell tarafından icra edilen, iç ısıtıcı bir film.
  • olga rolüyle yer alan natascha mcelhone'un da yardımcı oyuncu olarak oldukça başarılı bir performans sergilediği, charles dance'in ilerleyen yaşına rağmen ilk denemesi olan yönetmenliğin altından başarıyla kalkabildiği duygu yüklü bir film.
  • emek sinemasında film festivali bağlamında galasını izlediğim, özellikle ingiliz yönetmeninin -charles dance- sempatik konuşmasında belirttiği "mainstream sinemanın sadece 16-22 yaş arasında yaşanıyormuş gibi göstermeye çalıştığı duyguların aslında her yaşta yaşandığını göstermek istedim" isteğini gerçeklediğine şahit olduğum, bizden istediği gibi yer yer özellikle kemanı dinlerken ağladığımız yer yer güldüğümüz ama empresyonist tablolara benzeyen sahnelerinden tad aldığımız, kendi adıma, pek beğendiğim bir film.
    filmden bir alıntı "aptalca ya da saçma mı?" sorusuna verilen yanıt, "naif".
    evet gayet naif bir film olmuş. kemanla iç titreten, görüntüleriyle keyif veren, yaşlılık korkunuzdan sıyrılıp da sağınızdaki dosta baktığınızda aynı anda kahkaha atıp aynı anda gözyaşınızı silmenizden hareketle değer bulan bir film. "duyguların filmi" dedi yönetmeni bu film hakkında. evet, öyle duygu yüklü bir film ama asla ağır değil, sakin.
  • atlas sineması'ndaki gösterimde numarasız bilet de satılması sonucu koskoca salondan başka yerleri, merdivenleri ve kafe bölümünden getirdikleri sandalyeleri dolduran ve çoğunluğu orta yaş üstü kadınlardan oluşan seyircisiyle şaşırtarak başlamış, şaşırtmayarak devam etmiş film; ne kadar iyi olacağını biliyordum çünkü. elbette elveda lenin ve eğitmenler'den tanınan daniel brühl de çok iyi ama, judi dench ve maggie smith'in oyunculukları mükemmel.
  • komik ve dinlendirici bir filmdi. ayrıca fena aşık olmuş yaşlı teyzenin asaletine hayran kaldığımı da belirtmeden geçemeyeceğim. ve yine ayrıca atlas'taki gösterimi yoğun talep yüzünden, çeşitli protestolar eşliğinde, yarım saat geç başlamış bir filmdir. .
  • kadinin ne yasta olursa olsun kadin oldugunu gozonune seren sicacik film. ayrica lavanta kokulu kadinlarin oturduklari tas ev, muzikler, daniel brühlin utangac tatli tavirlari, kardeslerin rekabetleri cok ama cok sekerdi. yogun bir is gununun ardindan, atlas sinemasinin organizasyon bozuklugunu saymazsak, ilac gibi gelmis olan filmdir.
hesabın var mı? giriş yap