7 entry daha
  • osuruk kokusunun ter kokusuyla karıştığı o koyu sarı yaz günleri televizyonlardan gelen bezmiş spikerin sesi. önde sehpa, pislik dolu, yağ dolu. koltukta biri, saçları leş içinde. cam açık, akşam ezanı okunurken yine hava kararıyor, bir fırt daha çekiliyor sigaradan. göz altları torba torba, bim poşetine dolduruyor çöpler. mutfağa, banyoya, balkona, odaya. hep bir tekrar, hep bir rutinize hayat çabası. real madrid canavar, süslü yıldızları acımadan gol yağdırıyor. izleyiciler beyaz-mavi. tek bir koyu kırmızı yok. sıkkın sıkkın bir hücum daha geliştirirken real madrid orta sahası, topu kapıveriyor elli bin dolarlık bir yiğit. gidiyor, koşuyor. belki bir gol, bir asist, barcelona'ya transfer olurum çabasıyla. bira bitmiş, küller yerde. gözler parlıyor birden, mekanize real madrid'e ruh dolu bir başkaldırış gibi bu atak. kalp çarpmaya başlıyor, belki hayat kurtaracak bu atak.

    roberto carlos "ööf" diyip kalıplaşmış bir tacklela alıverirken topu, atak ta bitiveriyor. sonra yine karşı hücum, yine ara pas, yine adam kaçırma. topu kalecinin üstünden aşırma..

    5-0..

    dolaptan bir bira daha çıkarılıyor, akabinde işeniyor. hayat kaldığı yerden devam ediyor. olmadı, olmayacak. hiç bir zaman golle sonuçlanmayacak sanki ender gelişen osasuna atakları.
134 entry daha
hesabın var mı? giriş yap