hesabın var mı? giriş yap

  • üst edit: finali bok gibi olmuştur. board değişmiş ve sam yine ceo olarak şirketin başına geçmiştir. microsoft hissesini sağlam tutmak haricinde bir şey alamamıştır.

    takip edemeyenler, tam anlamayanlar ve hiç bilmeyenler için openaı hikayesinin (hemen hemen) tamamı:

    sam altman, dillere destan chatgpt'nin yaratıcısı olan openaı'ı yöneten ekibin kurucusu. sam ceo ve kar amacı gütmeyen bir kurula rapor veriyor. bu kurulun en temel amacı, openaı'ın uygun güvenlik önlemleri olmadan çok hızlı ilerlemesini önlemek (deceleration, yani aı'nin çok hızlı gelişip bizi öldürmemesini sağlamak). bu kar amacı gütmeyen kurul, ılya adında bir aı bilimcisi, greg adında bir mühendis ve üç başka kişiden oluşmakta.

    birkaç hafta önce, sam microsoft'un ceo'su satya nadella ile beraber bir sunum yapıyor. microsoft, openaı'nin en büyük yatırımcısı (%49'una sahip) ve gpt'yi ürünlerinde kullanmak için özel sözleşmeleri falan var, bu nedenle microsoft, openaı'nin başarısından en çok kazanç sağlayacak olan şirket. yani microsoft için openaı kritik derecede önemli.

    sunum sırasında, sam ve satya, gpt'nin ne kadar ilerlediğinden (hiç beklemedikleri kadar iyi olduğundan) bahsediyorlar, bu da ılya'yı çok ürkütüyor (çünkü onun görevi aı'nin çok tehlikeli hale gelmesini durdurmak). *bu kısım spekülatif tabii ama hikayeye uyuyor*

    (burada bir makul alternatif spekülasyon daha var:

    bu 3 kişiden biri de quora ceo'su adam d'angelo. bu adam poe adında bir platform yapıyor. bu platformda kendinize custom bot oluşturup bundan para kazanıyorsunuz. sam, devday'de “custom gpt” ve “gpt store” tanıtıyor. bu, poe'nun aynısı! yani sam, board'daki birinin yaptığı işi direkt kopyalamış gibi görünüyor. d'angelo bu duruma çok öfkeleniyor ve kurulu sam'in onlardan bilgi gizlediğine ve ona güvenemeyeceklerine dair kışkırtıyor (blog posttaki metinle örtüşüyor). aynı şekilde ilya'yı da manipüle ediyor ve sam'e karşı dolduruyor.

    hikayenin geri kalanında ilya yine başrolde ve görüşmeleri o ayarlıyor.)

    ılya, bu diğer üç kişi ile bir araya gelerek sam'ı işten çıkarmaya karar veriyorlar ve zehir zemberek bir blog post yayınlıyorlar (biz insanlar bu noktada haberdar oluyoruz), greg'i de kuruldan çıkarıp yeni geçici ceo olarak belirledikleri mira'ya bağlarlar (mira normalde cto). bu kararı açıkladıklarında greg hemen istifa eder ve sam'in tarafında yer alır, openaı'daki birçok kıdemli ve önemli mühendis de öyle yapar. şirkette kurulun beklemediği bir kan kaybı başlar ve ortalık bir anda karışır.

    satya nadella (en büyük yatırımcı) bunu öğrenince çok sinirlenir (galiba): neticede hayatının işi, microsoft ve openaı arasındaki ortaklığı kurmaktı ama openaı, en iyi insanlarını kaybedebilir ve en ileri aı şirketi olma yolundan uzaklaşabilirdi. üstelik piyasa kurtlar vadisi gibiyken.

    bu nedenle satya, tüm hafta sonunu yatırımcıları ve mühendisleri sam'i geri getirmek için ikna etmeye çalışarak geçirir. ama kurul bunu bir şekilde reddeder, bu yüzden satya başka bir fikirle gelir: sam ve greg'i microsoft içinde bağımsız bir aı laboratuvarı kurmaları için işe almak ve onlara aı'nin gelecek büyük sıçramalarını geliştirmeleri için sınırsız para ve imkan sağlamak. kurul sam yerine eski twitch ceo'su emmett shear'ı işe alır. emmett kurulun istediği “güvenli hızı” sağlayacaktır (güya).

    satya bu sırada yüzlerce openaı çalışanına da sam ve greg'e kurmayı vadettiği aı laboratuvarının kapısını açık bırakmıştır. yüzlerce openaı çalışanı da sam'i destekleyerek sam'i kovan kuruldan hemen istifa etmelerini aksi halde microsoft'un tümüne sunduğu iş teklifini kabul edip oraya gideceklerini söyleyen bir bildiri yazarlar. bu kurula çok sert bir tehdittir.

    ama bu mektubu imzalayanlar arasında tüm bu sürece sebep olan ılya da vardır (biz şok). ılya çok pişman olduğunu ve yaptığını düzeltmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyler ve o da sam tarafına geçer, sam de onun özrünü kabul eder ve x'te kalpleşirler.

    (ilya'nın taraf değiştirmesi konusunda d'angelo'nun manipülasyonuna uğramış olduğunu fark etmesi de muhtemel eğer yukarıdaki d'angelo spekülasyonu doğruysa.)

    tüm bu süreç satya nadella için çok ustaca bir hamle çünkü openaı'nin en iyi yeteneklerine (sam, greg hatta ılya da) ve onları takip edecek yüzlerce aı mühendisine sahip oldu (770 kişinin 700'ü). satya, openaı'nin bir gün çok büyük olacağını ve microsoft ile rekabet edeceğini ve değerli gpu'ları (aı teknolojisini çalıştıran çipler) satın alacağını biliyordu.

    yani satya, sam'i işe alacak, her yaptığını görecek ve gpt'nin arkasındaki algoritmaları da elde etmiş olacak. hem de tamamen bedavaya.

    ve bunların hepsini pazartesi sabahı borsa çanı çalmadan önce yapıyor. microsoft en büyük yatırımındaki kriz nedeniyle zarar edecekken satya'nın ustaca hamlesi sayesinde kara geçiyor. (satya övgüsü)

    tüm bu hikayede her şeye sebep olan aslında ılya gibi görünüyor (idealleri uğruna şirketi p*ç etti). sonradan taraf değiştirmesine rağmen.

    hikaye henüz bitmedi, neler göreceğiz bilemiyoruz. güncelleme geldikçe buraya eklerim.

    https://x.com/…adev/status/1726695041433731475?s=46

    edit: spekülasyon güncellemesi

  • öğrenci: mırmırhımır..
    toyota corolla sahibi, zengin fakat ders anlatamayan fizik hocası: sınıfta gereksiz konuşan bazı ayılar var.
    öğrenci: eheh, evet hocam, o ayıların da toyota corollası var, eheh
    hoca: çık dışarı!

  • istanbul'da yaşamaya başlayalı 2 hafta oldu. kendisini sabah işe gitmek için bir iki kez deneme mecburiyetinde kaldım.

    sanatçı ruhum boş durmadı;

    açtırdılar fanusu,
    yokladılar anüsü,
    her şeyi unutturur,
    avcılar metrobüsü.

    ne kaldı avcılara,
    katlandık acılara,
    ellettik hacılara,
    avcılar metrobüsü.

  • başımdan geçeni anlatayım siz anlayın..

    babam ile birlikte akşam yemeğini dışarıda yiyecektik. babam da beni oturduğumuz semt içersinde bir restauranta yönlendirdi. adımı da verirsen yardımcı olurlar orada bekle bende geliyorum birazdan dedi. ben dediği yere gittim oturdum ve beklemeye başladım ama babamdan kimseye bahsetmedim. ne fark eder ki dedim gelince zaten babamı tanıyan varsa görecek dedim. beni tanımasına gerek yok diye düşündüm. beklerken önüme servis açılmaya başlandı. kaşık çatal ve salata tabağı geldi önüme. bir süre sonra babam içeri girdi. içeride hoş beş ayak üstü sohbet ettikten sonra beni gördü yanıma geldi. restaurant sahibi ile benim oğlum işte falan diye beni de tanıştırdı. o arada hemen birisi geldi ve önümde ki salata tabağını aldı ve dolaptan başka bir salata tabağı geldi önümüze!! içeriği aynı olan tabak samimi bir yakın çıkınca neden değişmişti acaba ?

    edit: restauranttan çıkarken sorduğumda ilk tabak içerisinde ki malzemelerin taze olmadığını söylediler bana. ama öyle bir geçiştirdiler ki o tabağın artıklardan toplanmış olma ihtimali çok büyük olasılık...

  • mevlana'nın batıni yönünü tamamlayan can dostu. bir anlamda hocası da diyebiliriz. aralarındaki sevgi-aşk ilişkisini anlatmaya sözcükler yetmez. aşağıdaki anekdot fikir verir sanırım:

    şems birgün kaybolmuş ortadan.
    mevlana "şems" deyu deyu ağlar olmuş.
    birgün uzun yoldan bir adam gelmiş.
    "şemsi gördüm, şems'ten haberlerim var" demiş.
    adam mevlana'nın huzuruna çıkmış
    ve anlatmaya başlamış
    ipe sapa gelmez tutarsız şeylermiş ama anlattıkları.
    mevlana çıkartıp hırkasını vermiş adama
    "anlamadın mı adam yalan konuşuyordu" demiş yanındakiler
    niye hırkasını verdiğini merak ederek.
    "ben" demiş
    "yalan haberine hırkamı verdim"
    "doğru olsaydı anlattıkları canımı verirdim"

    bu durumda lafı kesmek düşüyor bana.