tamamının "gazi hüsrev begova vakuf" un malı olduğu ve sokaklarında yer alan dükkanlarda şaşıracağınız sıklıkta kahva içebileceğiniz, çevap (bir çeşit köfte/kebab) sirnica (peynirli börek) ve burekle (kıymalı börek) hemhal olabileceğiniz, meydanındaki çeşmeden kana kana içtiğiniz suyu asla unutamayacağınız mekan.
osmanlı mimarisinin net olarak hissedilebildiği çarşıdır. küçük mağazaların arasındaki taş yolda ilerlerken kendinizi yurtdışındaymış gibi hissetmezsiniz.
insanın kendisini bir an safranbolu çarşısında dolaştığını sanmasına neden olan huzur mekanı. saraybosna'nın kalbindedir. en güzel yerel lezzetlerin bulunabileceği birkaç restoran buradadır. meydanındaki çeşme bir vakitler istanbul'da her yeri saran türkiye gazetesi çeşmesi'ne benzer, daha doğrusu o çeşmeler başçarşı'daki bu çeşmenin yandan yemişi gibidir.
sabahın altısında güvercinlerin mesken yeridir, fonda ezan sesi ile içiniz bir tuhaf olur.
ferhadija'ya doğru yavaş yavaş değişir atmosfer, avusturya-macaristan imparatorluğu dönemine geçmeye başlarsınız.
islamiyetin eşyaya ve mekana verdiği değerin cisimleşmiş halidir. küçük mütevazi dükkanların kubbeli vitrinleri tarafından izlenip duran bu sokaklarda, insanı dünya zenginliğine zorlayan arzular küçüldükçe küçülür. aşırı varlığın da, aşırı yokluğunda zulüm olduğu bilinerek yapılmış bir osmanlı çarşısıdır. geleceğin iktisatçıları için tek örnektir. ve osmanlı dünyasında bütünüyle ayakta kalabilmiş tek çarşıdır.