sezercik tadında (hafif toplusu) kim olduğu/neden ağladığı meçhul bir çocuğun ağlarkenki resmiydi bu. genelde kamyonların yan pencerelerinde olmak üzere, her yerde karşımıza çıkardı. kimin çizdiği de belirsizdi. çocuk konusunda türlü rivayetler, "annesini kaybetmiş ondan ağlıyormuş", "soğan faprikasında çalışıyürmüş abü, ondan ağlıyormuş esas", "geçen yolda gördüm, gülüyordu pezevenk, valla" gibi laflar dolaşırdı. bir banka da reklam kampanyasında kullanmıştı bu resmi (garanti bankası galiba).
pek çok evin girişine asılmıştı 80 lerde bu resim. sanki yoz hayatlarımızın o kadar da duygusuz olmadığını anlatırdı. o çocuk evdeki babanın içindeki çocuktu belki de , baba ağlayamazdı çocuk ağlardı.
aglayan bir çocuk sesi geldi uzaktan. öyle ,sessiz ama derinden. içim burkuldu, dönüp arkami gidemedim. basimi çevirdim ve sanki onu hep orda görürmüsüm gibi, gayet dogal; ona baktim, gülümsedim, yanina gittim. oturdum. elinde bir kuru ekmek, bir de iki üç satir karalanmis kagitlar. kagitlari teker teker aldim çocugun elinden. çocuk hala suskun hala bir sey söylemiyor. okudum yazilanlari. bir hüzün, bir ayrilik girdabinda kaybolmus insanlikti, anlatilan kargacik kurgacik yaziklarla kagitlara. yalniz iki damla gözyasi dökülebildi gözlerimden. hiçbir sey diyemedim. çocuk hala suskun, hala bir sey söylemiyor. elimi uzattim "gel benimle" dercesine, uzatmadi elini bana. yalnizlik dostu olmustu ve bunun farkinda degildi en acisi. gözleri bugulu, elleri titrek, dudaklari çatlamis, korkudan en ücra yerlere sinmis bedeni ve yaralanmis kalbi.... o ordaydi .... ama ben yok olmustum. bir vakit sonra... basini çevirdi ve sanki o; beni hep orda görürmüs gibi, gayet dogal bana bakti, gülümsedi, yanimdan gitti..... simdi yardim edecek birini bekliyorum, kimse gelmiyor... gelse birisi, ödünç verecegim hüzünlerimi... (yazarını bilmiyorum)
eskiden kuzenimin babasının küçüklüğü sandığı poster. bu posteri sadece kendi evlerinde gördüğü için böyle bir yargıya varmış, sonra bir otobüste aynı posteri gördüğünde kendisine gelmesi geç olmamıştır.